Merhaba ben Halil, fazla güzel bir evliliğim yok, bazı sorunlarımız var. Ben işsizim ve karım çalışıyor son bir yıldır ve bu vaziyet evliliği daha fena bir noktaya getirdi. Bir zamanlar çayımı getirmek için gözüme bakan sadık karım beni aldatıyor sanırım, çünkü maaşı ile örtüşmeyen harcamalar yapıyor ve patronu devamlı olarak gece işten bırakmalar vb. En sonunda takip etme kararı aldım, yanılacağımı içimdekinin bir kuşku olduğunu ve yersiz olduğunu biliyordum ama tekrar de rahatlamak için buna ihtiyacım vardı.
Sabah eşim işe çıkıyordu ben tekrar yatakta, o çıktı ve derhal hazırlandım. Arkasından koştum gizlice bir köşe vardı, 5 – 10 adım dönüp – sonra karımın iş yerine dümdüz giden bir yol. Hazırlanmam o kadar uzun süremezdi, karımı muhakkak yolda arkasından görecektim ama yoktu. İlerledim yolda.
Epey yürüdüm eşimin iş yerine girmedim, art tarafta bulaşıkta çalışıyordu eşim ama art tarafta bulunduğum yerden görülmediği için oralarda menfaat görürüm – rahatlarım eve dönerim diye düşündüm. Uzaktı aram ama bir çocuk vardı çalılan Mert diye, O beni gördü Halil abi naber dedi, ben ne diyeceğimi düşünürken, hiç bir iş görüşmesine gidiyorum da buralarda bir yerde bulamadım dedi. Sanki bana karç atar gibi, doğrudur abi. Emeli de gelmişken görüm dedim, abi Emel abla bugün izinli dedi, belli etmemek için evet ya ben erken çıktım, o uyuyordu. Unuttum sersem gibiyim, hadi ben gidim dedim. Şok olmuştum, Emel izinliyse neredeydi, bu tarafa gelmemişti, ne tarafa gitmişti diye düşünürken, ani patronunun arabası geldi Emel’in ve Emel içinde hiç inmedi, ben saklandım patronu lokantaya girdi, çıktı.
Artık ne araştıracaktım ki, gidip bir şey de diyemedim ben namuslu bir adamdım, adımın bu gibi bir rezaletle çıkmasına ruhsat veremezdim. Akşama kadar neler neler düşündüm, ne kararlar aldım ve vazgeçtim ama hiçbiri beni ayrılmamam ve ev düzenimin yoluna girmesi ile alakalı değildi. Akşam oldu tam da iş çıkış saatinde, yani her zamanki saatinde Emel eve girdi, bir şey demedi zaten küstük uzun zamandır, ben O’na iş nasıldı diye sordum. İnanılmaz bıkmış bir ifadeyle, köpek gibi çalıştım – bravo halimi soracak kadar de beni düşünüyormuşun demek ki dedi, laf yoktu.
Ayağa kalktım, hızlıca yürüdüm ve bir tokat attım, patronunun koynunda köpek gibi inledin, ondan mı bahsediyorsun diye ve sustu suçu açığa çıkmıştı ama suratında gülümser bir anlatım ile bana ya işte sigara paran sadece aylık 300 lira, kira, elektrik, su, yeme – içme ben yarrak yiyorum sen de O’nun parasını dedi.
Ben dövdüm karımı ama haklıydı işten çıksa ne yapardım, konuştuk, boşanmamak için bir karar aldık. Buna bir süre müsaade edecektim, ne de olsa o beni seviyordu ve sonraki sefer karım patronunu eve çağırdı adama olanları anlatmış. Adam da beni izlerse seni sikerken O’na lokantada iş veririm, bir maaşta ikramiye demiş, kabul ettim.
Yıllardır aynı yatağa girdiğim eşimi içeri girer girmez götten sikti Emel beğeni çığlıkları atıyordu, ben O’nu hiç götten sikmemiştim. Bilseydim bu kadar beğeni alacağını sikerdim diye düşünürken, yarrağını çıkarttı ve ama soktu gözümün önünde. Artık patronun eli ayağı terlemişti, ihtiyar bir adamdı boşalacaktı belli ama boşalmadı döndürdü Emel’i ağzına soktu sikini, bir iki dakika sonra Emel’in ağzına boşalmıştı. Ben götten sikmediğim gibi ağzına da boşalmamıştım Emel’in. O günden sonra Emel’le aynı yerde çalışıyoruz patronu ayda 1 defa, kimi 2 bize geliyor Emel’i sikiyor doğal bedelini ödüyor. Bir maaş ikramiye.